Uzm. Dr. Mehmet Mustafa Sönmezler

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
0328 813 47 00

Uzm. Dr. İsmail Agel

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
0328 813 47 00

Uzm. Dr. Murat Ekinci

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
0328 813 47 00

YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ

Özel Osmaniye Park Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi, yoğun bakım ihtiyacı olan tüm bebeklere gerekli desteği sağlamaktadır. Güncel bilgiler ışığında, modern tıbbi donanımıyla bebekleri kısa sürede ailelerine kavuşturmakta, ailelerin bilgilendirilmesinde ve eğitiminde gerekli kaynakları sağlamaktadır.
Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi, 24’üncü gebelik haftasından itibaren erken doğum, çoğul gebelik, şeker hastası annelerin bebeği, iri bebek, anne karnında mekonyum yutmuş bebek, zor doğum sonucu oluşan beyin ve diğer organ hasarı gibi yüksek risk taşıyan bebeklere gelişmiş düzeyde bakım sağlamaktadır. Küçük hastalarına gerekli olan tüm tıbbi ve cerrahi hizmetleri sunan Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi, hastanemizin yanı sıra diğer hastanelerde ve diğer illerde doğan yoğun bakım ihtiyacı duyan tüm yeni doğan bebeklere sağlık hizmeti sağlamaktadır.
Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitemizde; solunum desteği (ventilatör tedavisi), kan değişimi, fototerapi (ışık tedavisi), perkütan katater uygulamaları (kol ve bacakta yer alan ince damarlardan kalbe uzanan ince damar yolu), total parenteral nutrisyon (tamamen damar yolu ile beslenme) uygulamaları, toraks tüpü takılması (akciğer hava kaçağı tedavisi), invaziv kan basıncı monitörizasyonu (el değmeden göbek damarından tansiyon ölçümü), hasta başı EEG (beyin elektrosu), hasta başı EKO (Kalp ultrasonu), hasta başı USG (beyin ve diğer iç organların değerlendirilmesi için ultrason), retinopati muayenesi (erken doğan bebeklerin göz muayeneleri) de yapılmaktadır.
Doğum eyleminin 37. gebelik haftası tamamlanmadan önce başlamasına erken doğum tehdidi, eylemin bebeğin doğumuyla sonuçlanmasına erken doğum adı verilir. Zamanından önce doğan bebek prematüre olarak adlandırılır. Yeni Doğan Bakım üniteleri çok erken doğan, çok küçük veya zamanında doğmuş ama hasta bebeklere bakmak konusunda uzman birimlerdir. Bebeğin annesine yanına doğar doğmaz kavuşması herkesin dileğidir. Ancak bebek infeksiyon nedeniyle ilaç tedavisine ihtiyaç duyuyor olabilir, akciğerleri tam çalışmadığından solunumlarının desteklenmesi gerekebilir, bu ve benzeri nedenlerle bebeğin yoğun bakım ünitesinde kalması gerekebilir, bebeğin yoğun bakım ünitesinde ne kadar yatacağı sorunun ne olduğuna göre bir kaç günden bir kaç aya kadar değişir.
Doğum yapacak anne adayları, hastane seçerken nelere dikkat etmelidir?
Seçilecek olan hastanenin mutlaka yenidoğan yoğun bakım ünitesi olması gereklidir. Bu ünitede çalışan hekim ve hemşirelerin bu konudaki uzmanlıkları sorgulanmalıdır. Bu sebeple doğum yapacağınız hastaneyi önceden ziyaret etmenizi ve yenidoğan yoğun bakım ekibi ile tanışmanızı öneririz.
Bebeklerin yeni doğan bakım ünitelerine kabul edilmelerinin birçok farklı nedenleri vardır:
1. Erken doğmak: Prematüre bebekte organ sistemleri ve özellikle de akciğerler tam olarak olgunlaşmamıştır ve bu nedenle erken doğum, bebeğe yoğun bakım uygulanmasını gerektiren nedenler arasında en ön sırada yer almaktadır.
2. Beslenememe
3. Solunum duraklamaları
Prematüre bebeklerde ne gibi sorunlar görülür?
İlk karşılaşılan sorun, solunum problemi, bazen damarları da çok iyi gelişmediği için beyin içi kanama gelişebiliyor, zamanla ortaya çıkan bir diğer sorun da beslenme, bazı bebeklerin sistemleri gelişmiş, ama olgunlaşmamış durumda doğduğu için sistemik sorunlar ortaya çıkabiliyor, akciğerlerde kronik hastalıklar gelişebiliyor.
Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin karaciğerlerinde şeker depoları yetersiz olup tamamen dışarıdan alacakları glikoz ile enerjilerini sağlarlar. Annelerin çoğu kez sezaryen sonrası ayılmaları, bebeklerini besleyecek kadar kendilerini iyi hissetmeleri için geçen zaman sürecinde beslenmemeye bağlı şeker düşüklüğü bu bebeklerde normal sağlıklı doğan bebeklere göre çok daha sık karşılaşılan bir durumdur. Şeker düşüklüğü bebekte kendisini pelte gibi yatma, emmeme, morarma ya da kasılma ile gösterebilir. Bu durumda ağızdan hemen varsa sağılmış anne sütü, yoksa mama ile beslenme sağlanmalı, buna rağmen takibi yapılan şekerde düşüklük devam ettiği takdirde, damardan glikoz içeren sıvı verilmesi ve şeker takibi için Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde bebeğin izlenmesi uygun olacaktır.
Şeker düşüklüğünden başka bu bebeklerde bir de kalsiyum düşüklüğü görülebilir. Kalsiyum düşüklüğü kendisini uyarılara karşı aşırı irkilme ve titreme, bazen beslenirken morarma ile kendisini gösterir. Bu durumda şüphelenilen durum için kan tetkiki yapılmalı, bebek kalp ve solunumu monitör ile takip edilmeli ve eksik olan kalsiyum Yenidoğan Ünitesi’nde yatırılarak damardan yerine konulmalıdır.
Bir diğer önemli problem de plasentadan gebelik süresince bebeğe kan akımının yeterli düzeyde sağlanamadığı ve buna bağlı düşük doğum ağırlığı ile doğumdur. Bu bebeklerde belirtiler, cilt renginin çok kırmızı olması, solunum sıkıntısı, erken başlayan sarılık, morarma atakları ve diğer düşük doğum ağırlıklı bebeklerde de görülen kan şeker düşüklüğü ve kalsiyum eksiklikleridir. Tedavisinde fazla koyu olan kanın daha akışkan hale getirmek için damardan glikoz ve kalsiyum da içeren sıvı verilmesi, buna rağmen kanın koyuluğunun devam ettiği durumlarda kanın göbek damarı kullanılarak bir kısmının dışarı atılıp yerine serum konularak daha akışkan hale getirilmesi sağlanabilir.
Evdeki Bakımlarında Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Düşük doğum ağırlığı olan bebekler çok çabuk ısı kaybederler bu nedenle oda ısısının 23-25 derece olmasına özen gösterilmeli. Taburcu olduğu ilk günlerde günde 3 kez vücut ısıları kontrol edilmeli koltuk altından ölçülen vücut ısısının 36,5-37 derece olması gerekir. Yine bu bebeklerde bazen emme nefes alma ve yutma koordinasyonlarının iyi olmamasına bağlı nefes tutma, morarma atakları olabilir. Bu durumda tekrar doktoru ile görüşülmesi önerilir.
Bir an önce yaşıtlarını yakalaması için beslenmeye özellikle edilmeli, öğünler atlanmamalı, bir öğün için önerilen miktar mümkün olduğunca bitirtilmelidir. Sürekli önerilen miktarın altında kalan miktarlarda besleniyorsa tekrar doktoruyla görüşmek gerekir.
Bir bebek yenidoğan yoğun bakıma girdikten sonra süreç nasıl işliyor?
Bir bebek yoğun bakıma alındığında önce sorumlu hekim tarafından muayene edilir, bebek kuvöz bakımına alınır, sorun, fizik muayene kan testleri ve çeşitli görüntüleme teknikleri sayesinde tespit edildikten sonra tedavisi planlanır ve uygulanmaya başlar. Bebeğin solunum problemi varsa, oksijen destek tedavisinden tutun da solunum cihazına bağlanıp, solunumu cihaz yardımıyla gerçekleştirmeye kadar farklı tedavi protokolleri uygulanabilir. Bebeğin beslenemediğini düşünüyorsak bazen burnundan midesine inen ince bir hortum aracılığıyla, bazen de damardan bebeği besleyerek vücudunun ihtiyacı olan vitamin mineralleri kazanmasını sağlarız. Düşük doğum ağırlığı olan bebeği beslenmeyi tolere edebileceği ölçüde artırıp, kilosunu sağlıklı bir seviyeye getiririz. Eğer bebekte infeksiyon varlığından şüphelenirsek antibiyotik ilaç tedavisine başlayabiliriz. En son olarak, soluk alıp vermesinde bir sorun kalmayan, annesini gerektiği ölçüde emebilen, infeksiyonu olmayan ve yaptığımız çeşitli kan tahlilleri sonuçları normal seviyelere gelen bebeği kontrol randevularını organize edip, ailesine bilgisini verdikten sonra annesine vererek eve gönderiyoruz.
Yenidoğan döneminde aileler bebek ile ilgili nelere dikkat etmelidir?
Bu dönemde yapılabilecek en doğru davranış, bebeğe anne sütü vermektir, bu süreç ilk altı ay boyunca devam etmelidir. Çünkü anne sütü, bebeklerde hem ölümleri hem de oluşabilecek sakatlıkları engellemektedir. Ayrıca, bebeğin temizliğine önem verilmesi, çeşitli tehlikelerden koruması yenidoğan döneminin sağlıklı atlatılması için oldukça büyük önem taşır. Bu nedenle anneler emzirmeye daha hamileyken karar vermeli ve kendini hazırlamalıdır. Çünkü anne sütü, infeksiyon riskinden korur, bebek için vazgeçilmez bir besindir, başka besinler anne sütünün yerini tutamaz. Dolayısıyla istenilen düzeyde emzirebilme gerçekleşmesi için annenin, lohusalık döneminde psikolojik ve fiziksel olarak kendini iyi hissetmesi sağlanmalıdır.
Anne adayının hamileliğini bir doktor nezaretinde sürdürmesi yeni doğan sürecini etkiliyor mu?
İyi takip edilmeyen bebeklerin erken doğma riski yükseliyor, dolayısıyla da sorunlu bir yeni doğan dönemi yaşanıyor. Ya da hamilelik dönemi takip edilmediği için bebekte büyüme, gelişme geriliği saptanamıyor. Ancak, bebek doğunca farkediliyor. Oysa anne karnında yeterli gelişmeyi sağlayamayan bazı bebekleri, erkenden doğurtup tıbbi yardımla, yaşatma şansımız var. Buna benzer pek çok durum yenidoğan dönemindeki sorunların artması anlamına geliyor.